15 ekim 2019’da, San Francisco Ulaşım Kurulu, dünyanın teknolojinin merkezi sayılan Silikon Vadisi’ndeki en işlek yollardan biri olan Market Caddesi’ni, Lyfts ve Uber araçları dahil olmak üzere, araç trafiğine kapattığını açıkladı. Bu hareket, şehirlerdeki yolların motorlu taşıtlardan arındırılmasını amaçlıyor ve gün geçtikçe farklı ülkelerdeki farklı şehirlerde daha fazla uygulama alanı buluyor.

Kar amacı gütmeyen Walk San Francisco oluşumunun yöneticisi Jodie Medeiros, “Bir buçuk milyon insan her gün yaya olarak Market Caddesi’ni kullanıyor. Market Caddesi, bu özelliği ile San Francisco’nun en yüksek trafik kazası riski taşıyan caddesi konumunda bulunuyor. Market Caddesi’nde uygulayacağımız bu taşıtsız cadde girişimi ile nihayetinde bunu değiştireceğiz. Aynı zamanda da hem daha çevre dostu bir şehir haline geleceğiz.” dedi.

San Francisco, şehir içi ulaşımda otomobillerin rolünü yeniden düşünen tek şehir değil.

2019’un Nisan ayında, New York City, Central Park’ın iç sokaklarında araba kullanımını yasakladı ve diğer bölgelerinde de araba kullanımının yasaklanmasına yönelik girişimleri başlattı. 

Aynı şekilde Paris’in şehir merkezi her ayın ilk pazar günü araç trafiğine kapalı. Kolombiya’nın Bogota kentinde ise her Pazar araçların 75 milden daha fazla yol alması yasaklanmış durumda.

Madrid, ve Oslo da dahil olmak üzere pekçok şehir, şu anda şehir içinde araç kullanımını yasaklamak için girişimde bulunuyor.

Oslo’nun yardımcısı belediye başkanı Hanna Marcussen, “Temel amacımız insanlara şehrin sokaklarını geri vermektir. Araçsız sokaklar girişimi, sokaklarımızı nasıl kullanmak istediğimiz ve sokakların aslında ne için olması gerektiği ile ilgili. Bizim için sokak, insanlarla buluştuğunuz, açık restoranlarda yemek yiyebileceğiniz, çocukların oynadığı ve sanatın sergilendiği yer olmalı.” dedi.